TEFEKKÜR
Merhaba, İslam
dininde tefekkürün, yani düşünmenin oldukça büyük ve çok önemli
manası vardır. Dini meselelerde gereken manada yapılan tefekkürün, mühim
bir ibadet olduğu, bazı ayet-i kerimelerde ve bazı hadis-i şeriflerde açık
açık beyan edilmiştir. Al-i İmran suresinde Cenab-ı Hak bu konuda: "Göklerin
ve yerin yaratılmasında, gece ve gündüzün birbiri arkasından
gelmesinde, akıllı kimseler için, ayetler, işaretler vardır."
(Al-i İmran:190) buyurmaktadır. Yine Kur'an'ın bir çok suresinde bu
konuya işaret edilerek, Allah'ın nimetleri sayılmış ve "Düşünmüyor
musunuz?, Akletmiyor musunuz? şeklinde hitap edilerek insan düşünmeye,
tefekküre davet edilmektedir. (1) Tefekkür; düşünmek,
kafayı çalıştırmak, tasavvur etmek demektir. Kendini tefekküre alıştıran
bir mü'min bu sayede yeni ilimler öğrenmeye zorlanmış olur. Çok lüzumlu
olan tefekkür, manevi bir hazine niteliği taşır. Onun için her tefekkürün
sonunda insan bilmediği bazı bilgileri öğrenmeyi alışkanlık haline
getirmelidir.
Ahiretin ebedi, dünyanın geçici ve ebedi hayatın
geçici hayattan daha iyi olduğunu bilen ve bu hakikatı kabul eden insan için,
tefekküre sarılmak ve bu manevi hazineden mahrum olmamak lazımdır. İlimlerin
iki önemli kaynağı vardır. Bunlardan biri tefekkür, öbürü ise sebat
üzere çalışmaktır. Öyle ise tefekkür menbaını kurutmamak ve ona
ciddiyetle özen göstermek gereklidir.
Tefekkür konusu çok geniş bir konudur.
Kur'an-ı
Kerim'in büyük bir bölümü tefekküre ve ilme davet eder. Kainatı anlatır.
Bir kayısı çekirdeğinden, koca bir ağaç çıkıyor. Bir fabrika bir çekirdeğe
yerleştirilmiş... Bir inek, bir koyundan her biri bir süt fabrikası... Gökyüzünden
yağan karlar nasıl birbirine değmeden inebiliyor. Göze görme özelliğini
kim veriyor? Can gidince azalar niçin görevlerini yapamıyor? Eğer işi gören
et ve kemik ise niçin artık beden yaramaz hale geliyor? Bütün bunlarda
vazifelerini yaptıracak hücreler, hassalar var diyorlarsa; acaba o hassayı
veren kim? İnsan niçin ölüyor, ölüm nedir ve niçin çare bulunmuyor?
Daha yüzlerce soru sorulabilir. Bütün bunların
cevabı Yüce Allah'a kulluktadır. Huzur ve saadet, ümit ve rahmet ancak
İslam'dadır. Kur'an-ı Kerim'in Gaşiye Suresi
örneklerle hep tefekküre davet eder. İşte 17-20. ayetler: "İnsanlar
deveye bakıp da, onun nasıl yaratıldığını, göğün nasıl yükseltildiğini,
dağlara (bakıp) nasıl dikildiğini, yeryüzünün nasıl yayıldığını
(tefekkür etmezler mi?"
Evet! Tefekkürsüz kişi ölüler ve karanlıklar
gibidir. Ama tefekkür ehli ise diriler, aydınlıklar ve nurlar misalidir.
Olaylara, insanlara, Allah'ın kanunlarına tefekkür
ederek bakmayacak mıyız? Bakıp da ibret almayacak mıyız?
İşte Merhaba okuyucuları; Sizleri tefekküre, düşünmeye
davet ediyorum. Eğer aklımız varsa elbette düşüneceğiz. Hadiselere
Kur'an nazarıyla bakacak, Rasülullah anlayışıyla yorumlayacak,
sahabeler gibi yaşayarak, düşünmek istemez misiniz?
Sizleri tefekküre davet ediyorum.
Dipnotlar: (1) Bakara, 266; En'am 50; A'raf, 176, 184;
Al-i İmran, 190-191; Yunus, 24; Ra'd, 3; Nahl, 11, 44, 69; Rum, 8, 21; Zümer,
42; Casiye, 13; Haşr, 21; Sa'd, 29; Zariyat, 20-21.
|