Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

  Ayhan KARTAL- Din Eğitimi Uzmanı

 
TEFEKKÜR

Merhaba,

İslam dininde tefekkürün, yani düşünmenin oldukça büyük ve çok önemli manası vardır. Dini meselelerde gereken manada yapılan tefekkürün, mühim bir ibadet olduğu, bazı ayet-i kerimelerde ve bazı hadis-i şeriflerde açık açık beyan edilmiştir. Al-i İmran suresinde Cenab-ı Hak bu konuda:

"Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ve gündüzün birbiri arkasından gelmesinde, akıllı kimseler için, ayetler, işaretler vardır." (Al-i İmran:190) buyurmaktadır. Yine Kur'an'ın bir çok suresinde bu konuya işaret edilerek, Allah'ın nimetleri sayılmış ve "Düşünmüyor musunuz?, Akletmiyor musunuz? şeklinde hitap edilerek insan düşünmeye, tefekküre davet edilmektedir. (1)

Tefekkür; düşünmek, kafayı çalıştırmak, tasavvur etmek demektir. Kendini tefekküre alıştıran bir mü'min bu sayede yeni ilimler öğrenmeye zorlanmış olur. Çok lüzumlu olan tefekkür, manevi bir hazine niteliği taşır. Onun için her tefekkürün sonunda insan bilmediği bazı bilgileri öğrenmeyi alışkanlık haline getirmelidir.

Ahiretin ebedi, dünyanın geçici ve ebedi hayatın geçici hayattan daha iyi olduğunu bilen ve bu hakikatı kabul eden insan için, tefekküre sarılmak ve bu manevi hazineden mahrum olmamak lazımdır. İlimlerin iki önemli kaynağı vardır. Bunlardan biri tefekkür, öbürü ise sebat üzere çalışmaktır. Öyle ise tefekkür menbaını kurutmamak ve ona ciddiyetle özen göstermek gereklidir. 

Tefekkür konusu çok geniş bir konudur. Kur'an-ı Kerim'in büyük bir bölümü tefekküre ve ilme davet eder. Kainatı anlatır. Bir kayısı çekirdeğinden, koca bir ağaç çıkıyor. Bir fabrika bir çekirdeğe yerleştirilmiş... Bir inek, bir koyundan her biri bir süt fabrikası... Gökyüzünden yağan karlar nasıl birbirine değmeden inebiliyor. Göze görme özelliğini kim veriyor? Can gidince azalar niçin görevlerini yapamıyor? Eğer işi gören et ve kemik ise niçin artık beden yaramaz hale geliyor? Bütün bunlarda vazifelerini yaptıracak hücreler, hassalar var diyorlarsa; acaba o hassayı veren kim? İnsan niçin ölüyor, ölüm nedir ve niçin çare bulunmuyor?

Daha yüzlerce soru sorulabilir. Bütün bunların cevabı Yüce Allah'a kulluktadır. Huzur ve saadet, ümit ve rahmet ancak İslam'dadır.

Kur'an-ı Kerim'in Gaşiye Suresi örneklerle hep tefekküre davet eder. İşte 17-20. ayetler: "İnsanlar deveye bakıp da, onun nasıl yaratıldığını, göğün nasıl yükseltildiğini, dağlara (bakıp) nasıl dikildiğini, yeryüzünün nasıl yayıldığını (tefekkür etmezler mi?"

Evet! Tefekkürsüz kişi ölüler ve karanlıklar gibidir. Ama tefekkür ehli ise diriler, aydınlıklar ve nurlar misalidir.

Olaylara, insanlara, Allah'ın kanunlarına tefekkür ederek bakmayacak mıyız? Bakıp da ibret almayacak mıyız?

İşte Merhaba okuyucuları; Sizleri tefekküre, düşünmeye davet ediyorum. Eğer aklımız varsa elbette düşüneceğiz. Hadiselere Kur'an nazarıyla bakacak, Rasülullah anlayışıyla yorumlayacak, sahabeler gibi yaşayarak, düşünmek istemez misiniz?

Sizleri tefekküre davet ediyorum.

Dipnotlar: (1) Bakara, 266; En'am 50; A'raf, 176, 184; Al-i İmran, 190-191; Yunus, 24; Ra'd, 3; Nahl, 11, 44, 69; Rum, 8, 21; Zümer, 42; Casiye, 13; Haşr, 21; Sa'd, 29; Zariyat, 20-21.

 
Makale Arşivi